Düğün mevsimi gelmişken sizlere gelinlik konusunda birkaç fikir verelim istedik……
Elbise Modelleri
2012 Bahar ve Yaz sezonunda elbiseler açık ara önde gidecek… Hala elbise alışverişi yapmadıysanız işte size revaçta olan modellerden birkaç örnek…
Çocuğunuza Ayakkabı Seçerken
Çocuğumuza ilk ayakkabısını almak kadar keyifli şeyler azdır hayatımızda. Şüphesiz en iyisini almak isteriz ve en pahalısı en iyisi olur gibi yanlış düşüncelere kapılabiliriz. Halbuki bu konunun da incelikleri ve püf noktaları var. İşte size birkaç öneri, okumadan küçük yaramazınıza ayakkabı almayın derim…
-Öncelikle ayakkabı alışverişine öğleden sonra çıkın ve çocuğunuzun ayağında mutlaka çorap olsun. Ayakkabıyı ayakta denetin ve biraz yürütün.
-Yaş 2 olmadan “ilk ayakkabı” için acele etmeyin. O yaşa kadar patik ve çorapla idare edin. Çıplak ayakla gezmesini sağlayın çünkü bu, sağlıklı kas gelişimini sağlar ve ayak parmaklarının kavrama yeteneğini geliştirir.
-Rastgele alınan ayakkabılar, çocuğun ayak sağlığını ve gelişimini bozar. İlk ayakkabısını lastik spor yerine normal ayakkabı olarak alın.
-Çocuğa sert tabanlı ayakkabı giydirmek ayak kavislerinin fizyolojik gelişimini bozar, sonuçta da düz tabanlık oluşur. Yürümeye yeni başlayan çocuğunuza kauçuk yada plastik materyalden, yarı esnek tabanlı ayakkabı alın.
-Çocuğunuz yanınızda olmadan, denetip yürütmeden asla ayakkabı almayın. Ayakkabı açılır düşüncesiyle sıkan ayakkabı almayın.
-Bazılarının bir ayağı daha büyük olabiliyor, eğer öyleyse, ayakkabıyı büyük ayağa göre alın.
-Ayakucunda parmaklar rahat edecek şekilde 1cm. boşluk olmalıdır. Ayakkabı hafif olsun ki, çocuğunuzun hareketlerini kısıtlamasın.
-Ayakkabı yanlardan ayağı sıkmamalıdır, topuk kısmı alçak olmalıdır hatta tamamen topuksuz en uygunudur, hele ki yeni yürümeye başladıysa! Daha büyükse 1,5-2cm topuk yeterlidir.
-Doğal deriden asla şaşmayın. Derinin yapısı gözeneklidir ve ayağın teneffüs etmesini sağlar. Ayrıca esneme özelliği vardır ve ayak için en uygun şekli alır. Üst kaplamada plastik varsa almayın. Ayak tabanının kaymamasına dikkat edin. Çocuk ayakkabısında sıklıkla kullanılan mantar tabanlıklardan uzak durun.
-Çocuğa bir ayakkabıyı en az iki günde bir giydirin. Bütçeniz uygunsa iki ayakkabı alın ve sırayla giydirin.
-Kesinlikle başkasından kalan ayakkabıyı giydirmeyin. Her çocuğun ayak yapısı ve basış tarzı farklıdır.
-Ayakkabının topuk ve taban kısımları aşınmışsa giydirmeyin. Basış bozukluğu birtakım deformasyonlara neden olur, sakın unutmayın.
Büyük Beden Şıklığı
Hala fazla kilolarınız var ve bir türlü veremiyorsunuz diyelim. Veya kilolarıyla barışık biri de olabilirsiniz. Herkes dergiden fırlamış gibi bir fiziğe sahip olmak zorunda da değil zaten. Ama rüküşlüğün bahanesi yoktur ve “ben böyle giyinmeyi seviyorum” lafına sığınmanız da yersizdir. Büyük beden kıyafetlerde artan çeşit ve görkemli modeller gerçekten göz kamaştırıyor. Artık “üzerime göre kıyafet bulamıyorum” sözü de tarihe karıştı…
İşte size birkaç giyim önerisi:
-Vücudunuzun üst kısmına oturup aşağıya doğru genişleyen kıyafetleri tercih edin. Bu şekilde kalça ve göbeğiniz belli olmaz.
-Vücudunuzu bol kıyafetlere hapsetmeyin. Unutmayın ki, bol giymek daima daha şişman görünmenize sebep olur. Çok dar giyin demiyoruz ama hatlarınızı gösterecek darlıkta kıyafetler giymekten çekinmeyin.
-Siyah renk daima zayıf gösterir. Komple siyah giyebilir fakat üzerine canlı renklerde bir ceketle şıklığınıza şıklık katabilirsiniz.
-Elbette ki her zaman siyahlara da bürünmeyin ama ne renk giyerseniz giyin kombinelerinizi aynı renkle veya tonlarıyla yapın. Kemer takacaksanız farklı bir renk seçmeyin, görünümü bozarsınız.
-Mutlaka yüsek ve ince topuklu giyin. Pantolonlarınız yüksek bel olmalı ve paçaları da ayakkabılarınızı örtmeli.
-Kilonuz üst kısmınızda toplanmışsa, hafif bele oturan ve geniş V yakalı üstler tercih edin. Boyunuz daha uzun ve ince görünür.
-Aksesuarlarınızı gösterişli seçin ve hacimli saç modelleri uygulayın.
Tesettür Mayo Şıklığı
Eskiden tesettürlü bayanlar ya denize girmez ya da elbise veya eski pardesüleriyle girerlerdi. Büyük sıkıntı olan bu durum zamanla modanın tesettüre eğilmesiyle son buldu. Kapalı bayanlar da güzel ve tesettüre uygun tasarımlar sayesinde artık rahatça denize girme şansına sahip.
Haşema dediğimiz tesettür mayolar kesinlikle sıkmıyor ve bunaltmıyor. Çok rahat ve ıslandığında bile vücuda rahatsızlık vermiyor. Açık olan ama mayo veya bikini giymek istemeyen bayanların da tercih edebileceği kapri taytlı ve kısa-kolsuz elbiseli modeller de mevcut.
Rahatça denize girebilir ve tavizsiz, yazın keyfini çıkarabilirsiniz…
Vücuda Göre Mayo ve Bikini
Her ne kadar bahar bizi terk eylemiş gibi görünse de, yağmur ve fırtınalar yurdu esir alsa da yaz gelecek, kaçarı yok!! Bazılarımız tatil planlarını çoktan yapmış olmalı. 2012 mayo-bikini trendlerine baktığımızda, çeşitler her zamankinden daha fazla hanımlar… Sanki 50′lere dönüş yapılmış, 70′lerin hippi tarzı da unutulmamış. Renk renk, puantiyeli, püsküllü, fırfırlı, desenli…….ne ararsanız var!
Mayo veya bikini giymek için illa 90-60-90 olmanız gerekmez. Önemli olan vücudunuzu tanımanız ve kusurlarınıza göre uygun stili kendinize seçmenizdir. Kimse mükemmel değildir ama herkes kendi mükemmeline kendisi ulaşır. Buyrun size mayo-bikini seçmenizde yardımı olacak birkaç ipucu:
-Eğer göbekli bir kadınsanız, üçgen bikinileri evinize bile sokmayın. Bu tarz bikiniler göbeğinizi daha çok gösterir. Yüksek belli ve şortlu modeller giyebilirsiniz. Kenarları ipli ve çok ince modeller giymeyin. Tek renk ve düz kesimler sizin için uygundur. Büyük desen ve abartılı modeller göbeğinize dikkat çekecektir.
-İri göğüsleriniz varsa boyundan bağlanan, kalın askılı üstleri seçmelisiniz. Üçgen kesimli mayo ve bikinileri, göğüs üzerinde iri desenlileri sakın almayın. Kruvaze kesimler göğüslerinizi toparlar ve küçük gösterir.
-Çok küçük göğüsleriniz varsa, fırfırlı, geometrik ve iri desenli, hatta straplez bikini üstlerini tercih edin. Dolgulu, destekli ve balenli modeller göğüslerinizi iri gösterecektir.
-Kilolu bir kadınsanız renk tercihiniz siyah veya lacivert olsun. Etekli yada şortlu modeller kalçalarınızdaki fazlalıkları saklar. Fırfırlardan ve dikkat çekici detaylardan uzak durun.
-Beliniz kalınsa, koyu renklileri seçin. Bikini değil mayo giyin. Verev desen ve drapeler belinizi ince gösterir.
-Basenleriniz çok kalınsa düşük bel ve şort tipi giymelisiniz.
Göbeğinizi Eritin
Yaz kapımızı çalmışken, özellikle hanımlar olmak üzere herkes zayıflama telaşına girdi. Kalın kışlıklardan belli olmayan yağlar giysiler inceldikçe ortaya çıkmaya başladı. Vücutta en zor eriyen göbek yağlarıdır. Göbeği eritmek için maalesef diyet yapmak tek başına yeterli değildir.
Göbek eriten besinler tüketmek, bol su içmek, düzenli yürümek, günde 2-3 kaşık yarım yağlı yoğurt yemek size fayda sağlar.
Mekik çekmek göbek yağlarını yakmak için en uygun hareketlerdendir. Sabah ve akşam 50′şer mekik çekin. Bir sopayı ense kökünüze alın ve ellerinizi geçirin. Kalçanızdan üst kısmınızı sağa ve sola hızlıca döndürün. Bu hareketi birkaç dakika yapın. Karnınızın yan tarafındaki kaslarınız şekillenir ve göbeğiniz erir.
Sabah kalkınca 1 bardak ılık suya yarım tatlı kaşığı bal ve 10 damla limon suyu koyun ve bunu için.
İmkanınız varsa sabahları 35-40 dakika yürüyün, sabah olmazsa en azından akşamları yürüyüş yapın.
Yeşil çayın yağ yakıcı etkisi büyüktür. Zayıflatıcı çayları elinizden düşürmeyin. Şeker veya tatlandırıcı eklemeyin.
Akşam yemeğini erken saatte yemelisiniz. Gece içiniz çok kıyılırsa 1 bardak ılık light süt için veya birkaç kaşık yarım yağlı yoğurt yiyebilirsiniz.
Göbek yapan yasaklı şeyler:
-Kolalı ve şekerli içecekler
-Kızartma
-Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yumurta sarısı, yağlı et vs.)
-Alkol (Özellikle bira)
-Beyaz un ve şeker
-Doğum kontrol hapları
-Gündüzleri çok uyumak
-Çikolata
-Yağlı çerezler
-Cips
Ruj Nasıl Sürülmeli?
Makyaj yapmayı her kadın sevmez. Ama evden çıkarken sadece bir ruj süren ve bundan vazgeçemeyen kadınlar da çoktur. Doğru dudak makyajı ile çok daha çekici görünebilirsiniz.
Günümüzde artık dudak kalemi çok fazla kullanılmıyor ama kalemle küçük düzeltmeler yaparak çok daha güzel görünebilirsiniz. Çok ince bir uçla dudağınızı çevreleyin, hafif dıştan çekerseniz dudaklarınız daha kalın görünür. Rujunuz mutlaka kalemle aynı tonda olmalıdır.
Dudaklarınız çok inceyse parlak rujlar kullanmaktan çekinmeyin. Daha dolgun bir görüntü elde etmiş olursunuz.
Dudaklarınız fazla kalınsa, dudak çizgisinin biraz içinden dudak kalemi çekin. Rujunuz koyu renk olabilir ama parlak renklerden uzak durun.
Rujunuzun üzerine parlatıcı veya çok açık tonlarda bir başka renk uygularsanız uzun süre kalıcılık kazandırırsınız.
Rujunuzu fırça ile sürmeniz her tarafa eşit dağılım sağlar ve kalıcılığı da artar.
İşyerinde gün boyu bakımlı görünmenizi sağlayacak bir makyaj yapın. Fakat rujunuz parlak olmasın. Çalışırken mat veya sedefli rujları tercih edin.
Gece makyajında kuvvetli tonları ve parlak renkleri dilediğinizce kullanabilirsiniz. Renklerle oynayın ve gece makyajında kırmızıdan vazgeçmeyin.
Gardırobunuzdaki Tehlike
Bazı insanlar modayı takip etmeyi öylesine önemserler ki, sağlıklarından ve rahatlıklarından ödün verirler. Önemli olanın “kendi tarzlarını oluşturmak” olduğunu göremezler. Her gün giydiğimiz bazı giysilerin sağlığımıza olumsuz etkileri olduğu bilinen bir gerçek! İşte gardırobumuzdaki dost bildiğimiz düşmanlardan birkaçı:
-DAR KOT: Dar pantolonlar, kalça kemiğinin altındaki sinir hücrelerini sıkıştırarak bacaklarda ağrılara neden olurlar. Erkeklerde ürolojik sorunlara sebeptir.
-SPOR AYAKKABI: Her gün giyilen spor ayakkabıların içinde lavabodan daha fazla mantar oluştuğunu biliyor muydunuz?
-KORSE: Karın bölgesine baskı uygulayarak midenin içindeki maddelerin yemek borusuna itilmesine sebep olur. Bu da midenizde ekşime yapar.
-KRAVAT: Sıkı bağlandığında damarları sıkıştırarak göze basınç uygular. Bu basınç zamanla glokoma ve görme kaybına yol açar.
-MİNİ ETEK: Soğuk havalarda giyilen mini etek, kan dolaşımını zayıflattığı için selülit oluşumunu hızlandırır.
-YÜKSEK TOPUK: Yüksek topuklu ayakkabılar duruşu bozar ve ayaklarda iltihaplanma ve şişliklere sebep olurlar.
-DAR İÇ ÇAMAŞIRI: Erkeklerde genital bölgede ısı artışına yol açtığından sperm üretimini azaltır.
-SÜTYEN: 24 saat sütyen takan kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riski 133 kat fazladır.
-UGG TİPİ BOTLAR: Gençler tarafından çok sevilen bu botların iç desteği yetersizdir ve ayaklar yürürken sağa-sola kayar. Kemik gelişimi devam eden gençlerde bilek, diz, kalça ve bel problemlerine davetiye çıkartır.
-DÜŞÜK BEL PANTOLON: Dar ve düşük bel pantolon, hele bir de kemerle kullanıldığında, femoral sinirin duyusal kısmında sıkışma yapar. Bu sıkışma bacak yan yüzünde duyu bozukluklarına, uyuşmaya ve ağrılara neden olur. Bu yüzden varis oluşumu başlar.
-NAYLON ve SENTETİK MADDE İÇEREN KUMAŞLAR: Bu tür kumaşlar yerine pamuklu ve penye tercih edin. Özellikle çocuk kıyafetlerinde sakın bu tür kumaşlar almayın. Bu kumaşlar cildin hava ile temasını keser. Çocuklarınıza esnek, rahat, pamuklu kıyafetler giydirmeye dikkat edin.
“Alışveriş Tarzı” Diye de Birşey Var
Kadınların %95′i alışveriş yapmaya bayılırlar. Kimi ihtiyaç için, kimi zevk için, kimi de rahatlamak için soluğu dışarda alır. Bazı kadınlar her gördüğünü alırken, bazı kadınlarsa saatlerce dolaşmasına rağmen hiçbir şey almadan evlerine dönerler. Hata yapmamak için öncelikle alışveriş tarzınızı öğrenmelisiniz ki kendiniz için bir planlama yapın…
-Alışveriş yapmadan duramıyor, hatta bile bile bu yüzden bütçenizde açık veriyorsanız “alışveriş hastası” olmuşsunuz demektir. Mağazaların yoğun bulunduğu yerlerden ve alışveriş merkezlerinden uzak durun. Kredi kartınızın limitini mutlaka sınırlayın. Yanınızda az miktarda para taşıyın. Yürüyüşe bile çıksanız vitrinlere yakın yürümeyin. İmkanınız varsa bir psikiyatristle görüşün.
-Gereksiz yere para harcayan, hiç kullanmayacağı ama sırf başkasında görüp beğendiği şeyleri alan biriyseniz, “taklitçi alışverişçi” denilen gruptasınızdır. Bu konuda sevdiğiniz ve güvendiğiniz birinden yardım alın ve ona gerekli tembihleri yaparak, birlikte alışverişe çıkın.
-Rahatlamak için alışveriş yapma ihtiyacı hissediyorsanız, “terapi alışverişçi”sinizdir. Kendinizi kötü hissettiğinizde hemen alışverişe çıkar, gerekli gereksiz birçok şeyi alabilirsiniz. Böyle durumlar için mutlaka bir ihtiyaç listesi hazırlayın. Böylelikle en azından boşa para harcamamış olursunuz.
-Senede bir alışveriş yapanlardansanız, “tembel işi alışverişçi” grubundasınız demektir. Bu nedenle trendlerden haberiniz bile yoktur. Üşengeçliği üzerinizden atın ve en azından ayda bir vitrinleri dolaşmaya çıkın.
Kendi alışveriş tarzınızı belirleyin. Sizi en iyi yine siz bilirsiniz. Herşey ölçülü olduğunda keyif verir, sakın unutmayın…























































